Gönüllerinin başkenti gözyaşı olan insanların dramını gözlerimizden damla damla yüreğimize akıtan bir filmdir kendileri.
Filmde konudan konuya fevkalade bir geçiş hızı vardı.Bir çok konuyu bir anda göz önüne serebilmek adına özel çaba sarf edilmiş fakat benim gibi sinema kültüründen yoksul sırf teslim etmesi gereken bir ödevi olduğu için sinemaya giden insan için tercih edilmemesi gereken bir filmdi çünkü raporda nerden tutup neyi yazacağını bilemiosun.Sorular var filme göre cevaplanması gereken ama soruyu karşılayan bir sürü cevap buluosun filmde,olmuoo..
Filmimiz ilk olarak doğuda kadın olmayı işlemiş.
Mahsun abimizin helecanlı helecanlı erkek çocuğunun olmasını bekleyişi,çekilen halaylar ardından kardeşinin gelip kızı olduğunu söylediği andaki suskunluk yürek dağlıodu.Hele gözlerinden başka silahı olmayan kadının çaresizce 'Üstüme kuma mı getirecek' die feryadı..Gidip boğasım geldi o an Mahsunu..Gerçi sonra öyle bir saçmalık yapmadı.
Gitti çok dua etti,adaklar adadı ve erkek çocuğu oldu.Bu çocuk doğar doğmaz aldı çocuu başladı koşmaya.Güneşin önüne geldi kaldırdı el kadar bebeyi havaya yavrum çırpınıo orda böle bikaç artis laf etti de tam hatırlamıorm şimdi..Ama müthiş bi manzaraydı zatn o heryere yapıştırdıkları afişn üstündeki resm o andan alınmış..
Sonra bir oğlu asker diğeri terörist olan anayla baba göz doldurdu.Asker izine geldi o teröristte anasını babasını ziyarete.Ama o iki oğlu arasında kalan ana yüreğini görmeniz lazım o an.Allahm bir insan susarak bu kadar çok şey anlatabilir mi?Terörist olan çok duramadı gitmesi gerekti askerimiz kapının önüne geçti.Dediki ‘Ya çatışmada karşı karşıya gelirsek ne olacak?’Kardeşinin cevabı şuydu ‘Sen ölürsen şehit,ben ölürsem terörist olucam.’ Ordaki atmosferde müthişti:’(
Sonra bu terörist evden çıktı ve sabaha bir haber işte çatışmada x kadar terörist öldü,y kadar da askerimiz şehit oldu(sayıları hatırlamıorm ama y<x ti.).Şehit haberlerinin evlere gelişi ayrı bi dramdı.Kocasını bekleyen hamile kadın yere yığıldı kaldı:’(..
Artık orda kalmanın anlamı kalmayan aile için göç zilleri çalmaya başladı ve Norveçe gittiler.O bölüm az can sıkıcıydı.Bu durumu burada kısa kesiorm sonra tekrar deinicem.
İşte çatışmalardır falandır artık o köy yaşanmaz bir hal alıo.Ve Mahsun abimlerde İstanbula gelmeye karar veriolar.
Yolculuk esnasında Mahsun karısının rahatsız olduğunu fark edio ve nie bana daha önce söylemedin dio. Kadın ise erkek çocuğu olmasaydı üstüne kuma getirecek adam (yani Mahsun abim) hakkında şöyle bi cümle sarf edio ‘Senin üzülmene gönlüm dayanmaz’.Olay çıkarıodum az kalsın yok artık die amaa Mahsun abim gözleriylen yazdı sevdasını dağlara bende ses etmedim oturdum devam ettim filme:))
Sonra varıolar İstanbula yerleşiolar.
Kadın çocuklarını topluo etrafına onların saçlarını tarıo bi yandan da sen doktor ol sen öğretmen ol falan yapıo:))
Ama öyle sıcak,öyle içten,öyle şefkat dolu bi konuşmaydı ki:))
Neyse sonra Mahsun abim karısını doktora götürdü.Kadının durumu ciddi.Çünküm 13 yaşında evlenmiş bide bu evlilik akraba evliliği ve daha 20 yaşında 6 tane mi ne çocuğu var.Ameliyat gerektiriodu kadının durumu hastaneye yatırdılar.
O sırada evdeki bebelere o bebelerden bikaç yaş büyük ablaları bakıodu.Ablacıklar oyuna daldılar bi ara.Evde o bebeyle en ufaklar kaldı.Yavrularım bebeğin çok koktuğunu,pis olduğunu düşündüler.Bunu temizleyelim dierekten çamaşır makinasınaa adım adım yaklaşıolardı ama ölüp ölüp diriliosun o sırada zaten salondan ‘ya gitmeyiiiin oraya,tutsun biri şunları’ gibi sesler gelio geriliosuun geriliosuuun oda yetmio filmde efektlerle coşturuoo ama görün yani,yanımızda yaşlı teyzeler vardı dayanamayıp kalkıp gittiler.
Ve acı son bebeki atıolar makinaya ve basıolar düğmeye:’(
Sonra Mahsun abimin çalıştığı yere telefon gelio.Mahsun abim haberi alınca elindeki balık kasasıyla beraber düşüo.Yerde balıklarla birlikte çırpınıo ama o nası bi bir düşüş ve titreyişştiir amaa yani oyy ben o sahneyi görünce tamam artık dedim kesin eve gidince Mahsun da kızları öldürecek.Ama bu büyük bir yanılgıydı,çok utandım sonra kendimden.
Mahkeme çocuğun ölümü ardından siz bu çocuklara bakamıosunuz deip çocukları çocuk esirgeme kurumuna vermeye karar verdi.Ama çocuk esirgeme kurumndan çocukları almaya araç gelip çocukları alıp giderken o güçlü baba artık duygularını bastıramayıp nası koşturdu araba ardından,nası çırpındı..Durduruun arabayı die yiosun kendini o sırada içten içe zaten amaa araba gözden kayboluo yavaş yavaş..Mahsun abimde düşüo yerlere:((
Çocuklar perişan,baba perişan..
Sonra çocuklar kuruma gelio.Beyaz melekteki gibii deildi.Bu sefer gayet şefkatli bi müdire anne vardı.
Mahsun abim sürekli kurum önünde yattı kalktı falan hatta müdire anne şöyle bi cümle sarf etti ’Bunca yıldır bu işi yapıorum böyle bir baba görmedim..’.
Anne kendine gelio o sırada hastanede ve çocuklarını görmek istio.Mahsun abim çocuklarını alıp getirio analarına,sonra ana o bebeyi sorup cevap alamayıp olayı anladığında bir feryat kopuo ki..Ovvvv..:((
O sırada Mahsunun kardeşi travesti oluo.Zaten filmde bu nokta canımı sıktı.Norveçe gittiler anında mutlu mesut oldular.İstanbula geldiler oğlan direk travesti oldu çıktı.Şok oldum:S
İstanbulu hayatında bir kere görmüş birinin bu konuda yorum yapması ne kadar doğrudur bilmiorm ama bn ilk görüşte hayran kaldım o şehre.Olay sadece Norveç-İstanbul meselesi de değil.Neden yurt dışı ballandırılıoda,İstanbul yerle bir..İyiyide kötüyüde göstermeye çalışıosan aynı mekan unsurlarında göster.Eğer göstermeye çalıştığın oysa tabi..Fen derslerinde bir durumun etkisini ölçebilmek için diğer tüm şartlar aynı olmalı die öğretildiydi bize..Norveçtekilern kötü die anlattıkları şeyse hep yağmur yağmasıydı :/:/
Sonra bitişte az saçmaydı.Travesti çocuk ‘öldür beni öldürde sorayım Allaha beni neden kadın yaratmadı die’ gibi bi cümle kuruo ve abisi tarafından öldürülüo,güneş tam doğarken .(Elinde bi kardelen vardıda bunun,kurumuş..Hani oda bi kardelen güneşi gördü öldü gibi ince bişeyler işlemek istemişler..)
Gerçi film sonrası bu eleştirim ardından şöyle cevap vermişti yanımdaki arkadş ‘ordaki sitem topluma’..Gene de çok daha farklı olabilirdi.
Sonuç olarak Beyaz Meleği ben daha çok beğenmiştim.Ama yinede hoş bir film.İzleyin yani bunlar sadece ana hat ve bikaç detay..Görülmeye değer çok etkileyici sahneler var.